İnstagram Havadisleri

Komidindeki Kitap

Beyaz Perdem

19 Nisan 2014

Fruits Basket (2001)

Bu animenin Türkçe altyazılısını araken bir sitede çok güzel bir yoruma rastladım. Biraz da bu güzel animenin çevirisini yapan Aybike'ye övgü niteliğinde yazılmış bir yazı. Bu anime bundan daha güzel ifade edilemezdi herhalde deyip bunu blogumu takip eden herkesle paylaşmak istedim. Bu yorumu bulduğum siteden "fjallraven" nick'li bir arkadaş yapıyor:

"bir gün Aybike'yi elinde bazı hasır şeritlerle uğraşırken gördüm... "ne yapıyorsun?" dedim... "bir sepet" dedi... "ne yapacaksın ki sepeti?" diye sordum... "içine bir şeyler koyacağım," diyerek merakımı daha da artırdı... "ne koyacaksın?" diye bir soru daha sormayı başardım gelecek cevabın ağırlığı altında ezilmeden önce... "neyim varsa..." dedi... 

bu bir meyve sepetiydi... içinde tatlı, sulu, ekşi, kekremsi, zor yenen, üzeri tüylü, sayısız tanecikli çeşit çeşit, lezzet lezzet, renk renk meyveler var... sadece meyve de değil, erik turşusu, pirinç topağı, pırasa ve daha birçok şey var... karşı cinse dokunmanın bedelini hayvana dönüşerek ödemeye mahkum, Juunishi lanetiyle cezalandırılmış biri ince, kibar, biri öfkeli, havadan nem kapar, diğeriyse olgun ve bilge üç farklı erkek var... kendi çadırı yanınca onların barındığı eve sığınması teklif edilen ve bu barınağı sıcak bir yuvaya çeviren, neşe kaynağı -beni bile bu çizgi karaktere aşık edecek denli- tatlı ve güzel bir Honda Tohru var... dile dolanan sevimli şarkısı ve acı öyküsüyle ama sadece hep gülen yüzüyle Momiji var... her biri kendi acı tatlı öyküsüyle okul arkadaşları, tanıdıklar, akrabalar var... kahkahalar var, gözyaşları var... hüzün var, neşe var... endişe var, güven var... öfke var, sevecenlik var... anılar var, umut var... nefis sözlerle bezeli heyecan dolu bir açılış teması var... cesur ve olgun ifadelerle harmanlanmış veda duası gibi yüreğe işleyen bir kapanış teması var... ve bütün bunların üzerine, diziyi keyifle izleyebilmemiz için tüm bölümlerin aynı usta, çalışkan ve zarif elden çıktığı, çok az rastlanan bir durum olarak çeviriyle çevirmenin birbirine çok yakıştığı tüm sevgisiyle yapılmış çok başarılı bir çeviri var... şaşkınlığımı ve hayranlığımı gizlemeye gerek duymaksızın sordum: "bu saydığın şeyler dünyalara sığmazken bu ufacık meyve sepeti mi alacak hepsini?" eliyle sepetin üzerini işaret etti ve "sepet hala dolmadı ki, fjall" dedi... aradan geçen zaman, bu derin konuşmanın bende bıraktığı yükü hafifletmişe benziyor... hatta zaman zaman sepetin niye dolmadığı konusunu dahi düşünüyorum... haklıydı... meyve sepeti hala dolmamıştı... ve onu keyifle seyredecek olan seyircisiyle, sizlerle buluşuncaya dek asla dolmayacaktı..."

Başka söze ne gerek... :) Senaryoyu, karakterleri, çizimleri o kadar beğendim ki mangasını iki kez okudum. Bazen güldürdü bazen de fena ağlattı ama kesinlikle çok tatmin edici bir sonla bittiğini düşünüyorum. Özellikle başkarakter olan Tohru'nun kişiliğine çok uygun bir şekilde ilerleyen ve biten bir manga oldu. Keşke animeyi böyle kısa kesmeyip devamını da yapsalarmış. Mangası tamamen Türkçe'ye çevrilmiş durumda. Onu okumasanız bile animeyi izlemenizi tavsiye ederim. Şahsen ben profil resmime bile koyacak kadar çok sevdim Tohru'yu. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Olmak istediğim yer, olmak zorunda olmadığım yer....

Olmak istediğim yer, olmak zorunda olmadığım yer....
olmak zorunda olmadığım yer....

İzleyiciler