İnstagram Havadisleri

Komidindeki Kitap

Beyaz Perdem

28 Aralık 2013

Takvim Yaprakları

Zaman, birçok liderin sahip olmak isteyip de kontrol dahi edemedikleri olgulardan biri. Hiçbirisi bunu dile getirmemiş de olsa, muhakkak dünyaya hâkim olmak isterken bunu da arzu etmişlerdir. Ama nihayetinde zaman onları yenerek, her canlıya yaptığı gibi acımasızca davranarak, tarihin derin sayfalarına yerleştirmiştir.

Acımasız… Zaman acımasız mıdır? Bir başkası onu çok tatlı da bulabilir. Mesela mezuniyet balosunda, kepini göğe fırlatan bir öğrenciye ya da az sonra sevdiği tek insanla, uzun bir aradan sonra tekrar buluşacak olan birisine sorsanız… O an, işte o an, onlar için unutulması olanaksız anlardır. Bunun için belleklerinde mutlaka bir yer ayırırlar.

12 Ekim 2013

Howl’un Yürüyen Şatosu - Hauru no ugoku shiro (2004)

Yönetmen: Hayao Miyazaki
Görüntü: Atsushi Okui
Müzik: Joe Hisaishi
Sanat yönetmeni: Yoji Takeshige, Noboru Yoshida

Film, Miyazaki'nin birçok çalışması gibi, Japon olmayan batılı bir kaynaktan, İngiliz yazar Diana Wynne Jones'un aynı adlı çocuk romanından uyarlanmış. Biraz Alice Harikalar Diyarında'yı, biraz da Oz Büyücüsü'nü hatırlatan bir roman. Hayao Miyazaki'nin izlediğim ilk yapıtı olma gibi bir özelliği var Yürüyen Şato'nun. Beni, bu büyük ustanın diğer yapıtlarını da izlemeye teşvik edecek kadar olağanüstü bulduğum bir animasyon. Film, Sophie adlı şapka dükkanında çalışan genç bir bayanın, Issızlığın Cadısı isimli garip bir cadının, onu 90'lı yaşlarda yaşlı bir kadına çevirmesiyle başlar. Durum böyle olunca Sophie tanıdıklarıyla daha fazla kalamayacağını düşünür ve evinden ayrılır. Kalacak bir yer ararken Howl'un "Yürüyen Şato"suna rastlar ve orada kalmaya başlar. Tabii hikaye böyle benim anlattığım gibi yavan değil. :)) Olaylar ilerledikçe karşılaştığımız çeşitli karakterler ve bu karakterlerin sırlarının yanı sıra yalın, abartıdan uzak çizimler, yavaş yavaş bizi hikayenin içine çekmeye, onunla beraber yaşatmaya başlıyor.

4 Temmuz 2013

Toki o kakeru shoujo (Zamanda sıçrayan kız) (2006)

Makoto Konno, zamanının çoğunu arkadaşlarıyla beyzbol oynayarak geçiren bir lise öğrencisidir. Bir gün kimya laboratuvarında garip bir nesnenin üzerine düşer ve zamanda sıçrama yeteneğine sahip olur. Yeni gücüyle canının istediği şekilde davranmaya başlar fakat çok geçmeden işler içinden çıkamayacağı şekilde karmaşıklaşmaya başlayacaktır.

1 Temmuz 2013

Dünden kalanlar...

Bugünkü güncellememi dün yaşadığım deneyim üzerine yapacağım. İlginç gelebilir ama Japonya'ya bu kadar ilgili olmama rağmen, dün ilk defa sushi yedim. Önceleri hep çiğ balık olduğunu düşündüğüm için önyargılı yaklaşıyordum. Teyzemin, kendisinin sevdiğini belirtmesi üzerine ben de cesaret aldım ve denemeye karar verdim. Neyse ben yediklerimi sıralayayım.

Uramaki 
Somon balığı, tuna ve pirinçten oluşuyormuş. Teyzemin dediğine göre -ki ben yedikten sonra söyledi- dışındaki turuncular lavra oluyormuşşş.... :S Normalde yemeyeceğim bir şeydir ama hem tek lokmada yendiği hem de soya sosuna batırıldığı için sanırım, pek etkilenmeden yedim. Düşündüğümden daha iyiydi. Yani sadece bildiğin balık tadı geliyor. :)) Henüz sushi yemeyen ve yemek isteyen arkadaşlara tavsiye ediyorum. Ama kesinlikle soya sosuna batırın! Bu arada küçük bir not: Sushi bilinenin aksine çiğ balık demek olmuyormuş. Çiğ balıklardan hazırlanan yemeğe "Sashimi" deniyormuş. Sushi ise, sushi sirkesiyle hazırlanmış sushi pilavı yemekleri oluyormuş. Önyargılardan kurtulalım, değil mi? ;)

18 Mayıs 2013

Death Note (2006)

Tür: Doğaüstü, Polisiye, Psikolojik, Korku, Dram
Yönetmen: Tetsuro Araki
Stüdyo: Madhouse

Aslında baya geç kaldığım bir tanıtım oluyor bu, çünkü ilk izlediğim animelerden biridir Death Note. Senaryosunu Tsugumi Ooba'nın hazırladığı ve Takeshi Obata tarafından resmedilen manganın, o çok meşhur animesidir.

Baş karakterimiz aşırı derecede zeki bir lise öğrencisi olan Yagami Light'tır. Durmadan vuku bulan cinayetler ve insanların yozlaşmasından bıkan Light, adalete çok önem vermektedir. Bir Shinigami (Ölüm Tanrısı) olan Ryuk ise aynı şeyleri yapmaktan sıkılmıştır ve kendi Ölüm Defteri'ni eğlence amaçlı insanların dünyasına atmıştır. Tabi ki bu üstün zekalı karakterimiz defteri bulur ve üzerindeki yazıyı okur: "Bu deftere ismi yazılan kişi ölür." Çok geçmeden bunun gerçek olduğunu öğrenir ve bir yandan kendi kafasındaki adaleti sağlarken bir yandan da daha çok dikkat çekmemek için defteri kullanabileceği en uç sınırlara kadar denemeye başlar. Tabi ki suçluların art arda gelen ölümleri yine de dikkat çekicidir ve bunların arkasında birinin olduğu anlaşılır. Başlatılan soruşturmada en az Light kadar zeki, gerçek kimliğini saklayan Dedektif  L göreve getirilir. L, kendine Kira diyen ve adaleti getirdiğini iddia eden bu yeni suçlunun kim olduğunu bulmaya çalışırken, Light da yakalanmadan L'den kurtulmanın yollarını aramaya başlar.

20 Nisan 2013

Clannad (2007)

Şimdilik sadece ilk sezonunu ve filmini izlediğim bu anime ilerledikçe, beni gerçekten gözyaşlarına boğdu. Her bir karakterin farklı ve zor yaşamları, birbirleriyle ilişkileri, zaman zaman minik esprilerle zaman zaman da büyük bir duygu yoğunluğuyla aktarılmış. Gerçekten beğendim, haddinden fazla ağlatmış olsa da... :) Gelelim konusuna:

13 Nisan 2013

Dua

Hayatın damarlı yollarında, melekler olsun kanatların
Zift gibi karanlıklarda, tatlı gönüller olsun yoldaşların
Ezelin katmerleri arasında saklı naif damlaların,
Sebebi olur kana gark olmasına altın zümrüt taçların
Dolsun pembe gülüşlerle yüzün, menekşelerle avuçların
Hepsinden dikenli taşların, çıkılmaz gözüken kaosların
Sakınsın seni engin göğün altında en parlak yıldızların
Derin neşesini kapmış yaşamın gönül çağlayanlarının
Sırrı olsun sırtı al bir kuşun kanadındaki anahtarın
Shima_13.04.2013

5 Nisan 2013

Ben Seni Sevdim Mi?

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

4 Nisan 2013

Bir Ödülüm Var Artık!!

Blog blog dolanırken arada bir gözüme ilişen fakat ne olduğundan bihaber olduğum Liebster Blog Award'a sahip oluverdim bir anda! BookS N BookS'un sahibesi sLn, bu heykelciğe layık görmüş naçizane blogumu. Buradan da teşekkürlerimi iletirim kendisine. :)

Şimdi böyle yazınca da birkaç gün önce olan bir olaymış gibi oldu. Aslında yaklaşık iki ay kadar önce mimlenmiştim fakat derslerdi, ödevlerdi, koşuşturmacaydı derken... Tamam tamam, üşengeçliğim yüzünden bu kadar gecikti bu yazı, kabul. Yoksa vizelerin ortasında bir anda yazma isteğiyle dolmam başka türlü açıklanamaz muhtemelen. :/

11 Ocak 2013

Byousoku 5 Centimeter (Saniyede 5 Santimetre) (2007)

Tür: Günlük hayat, romantizm, okul hayatı, dram
Yönetmen: Makoto SHINKAI
Animasyon: Takayo NISHIMURA

"Bu film 3 hikayenin bir araya gelmesinden oluşuyor; ilk bölüm “Okasho” Takaki ile Akari'nin bir araya geldikleri günü gösterir. Sonraki bölüm, “Cosmonaut”da başka birinin bakış açısıyla bu buluşmadan sonra Takaki’nin hikayesi anlatılır. Son bölüm olan “Byosoku 5 centimeter” da ise düşünceleriyle ilgili kısa klipler vardır." 

Olmak istediğim yer, olmak zorunda olmadığım yer....

Olmak istediğim yer, olmak zorunda olmadığım yer....
olmak zorunda olmadığım yer....

İzleyiciler